Teknoloji, Eğitim ve Gelecek (E Learning)
Toplam 0 yorum | Bölüm: Bilgi Merkezi | 02 Ocak 2006 Pazartesi12:12:21 | Yazdırın | Tavsiye edin
etiketler E-Learning E-Pazarlama Etkileşimli eğitimler Uzaktan eğitim
İçeriği paylaşın : www.infinityteknoloji.com u FaceBook'a ekle
www.infinityteknoloji.com u del.icio.us a eklewww.infinityteknoloji.com u digg'e eklewww.infinityteknoloji.com u Stumbleupona eklewww.infinityteknoloji.com u Technorati'ye eklewww.infinityteknoloji.com u google a eklewww.infinityteknoloji.com u furl'e eklewww.infinityteknoloji.com u blinklist'e eklewww.infinityteknoloji.com u Yahoo'ya eklewww.infinityteknoloji.com u NewsVine'a eklewww.infinityteknoloji.com u Reddit'e eklewww.infinityteknoloji.com u Shadows'a eklewww.infinityteknoloji.com u Spurl'e eklewww.infinityteknoloji.com u TailRank'e ekle
Son 10 yıldır teknoloji o kadar hızla ilerliyor ki bugün üniversiteye girecek olan bir öğrencinin mezun olduğu yıl öğrendiği bilgiler güncelliğini yitirmiş olacak. Bundan 50 yıl önce dedelerimizin iş rakibi çevresinden bir kişiyken, 30 yıl önce ülkeden bir kişiydi, bugün ise dünyadan herhangi birisi. Yeni nesil deyimi sık kullanılır ve beraberinde, ‘bizim zamanımızda öyle idi’ gibi serzenişler yükselir. Değişim o kadar hızlı ki şimdi “yeni nesil” bizlerden daha hızlı şikâyete başlayacak gibi. ABD’nin, Orlando şehrindeki EPCOT Center bundan 25 yıl sonra neler olacağına dair prototip ürünlerin sergilendiği teknoloji harikası bir yer. Cep telefonları, küçük ve marifetli bilgisayarlar, yılda 10 damla suyla büyüyebilen bitkiler vb.Cep telefonlarımız; kamera, faks, radyo, televizyon, telefon, fotoğraf makinesi, tam uygulamalı bilgisayar olmak üzere, bir nevi sizinle birleşik “ofis veya okul” ortamı. Bu ortamlar en fazla 5-10 yıl içinde kolunuzdaki saat büyüklüğünde olacak! Türkiye de bu değişimlere ayak uydurmak zorunda ve dünyadaki en genç nüfuslardan birine sahip bir ülkenin bu temelleri eğitimle atması gerekiyor. Aksi halde hızla gelişen bir dünya ile rekabet edemeyiz.
“Yeni nesil” artik iletişimini bilgisayarlar veya buna benzer ortamlar üstünden yapıyor: Yani sanal ortama adapte oluyor. Eğitim sistemimiz ise şu anda bu değişikliklere ayak uyduramamaktadır. Batıda okullara ayrılan metre kareler küçülüyor. Yeni teknolojik olanaklar, ofisinizi veya okulunuzu nerede olursanız olun, yanınızda taşımanızı sağlamaktadır. Bugün eğitimde bir hybrid modelin (bir bölümü zorunlu ders okul ortamında, diğer bölümü ise bilgisayar ortamında) gerçekleştirilmesi konuşuluyor.
Aynı ortamda “on-line” konusu her gecen gün daha da büyümekte ve insanlara kendi hızında, boş vakitlerinde ve ortamlarında eğitim olanaklarını vermektedir. “On-line” eğitimde (uzaktan eğitim, e-öğrenme, e-learning), kişi odaklı olduğu için öğrenme konsantrasyonunun her an en yüksek düzeyde olduğu ve öğrenme kalitesinin daha yüksek olduğu tartışılıyor. Klasik sistemin tersine maliyetler öğrenci sayısı arttıkça düşüyor.
Türkiye’nin de eğitim bütçesi, genel bütçeden aldığı pay itibari dünya otamalarına göre çok düşük olduğundan, artan talebi karşılayabilmek (aynı oranda yetersiz sayıdaki öğretmenleri ve öğretim üyelerini de düşünürsek) ancak kaliteli altyapısı olan ‘on-line” eğitimden geçiyor.
“Bilgi, paylaşıldığı sürece büyüyen bir unsurdur.”
Türkiye, İrlanda ve Hindistan da uygulanan benzer modellerle, finans kurumlarının ve devletin de iş birliğiyle kişilerin bilgisayar edinebilmesi için kampanyalar uygulanması gerekmektedir.
“Yeni nesil” in neler üretebileceğini o zaman hep birlikte göreceğiz.