Bizden Haberler

03.03.2011

Web 2.0 dan Sonraki Yeni E-Öğrenme Standardını Açıklıyoruz; Memetik Öğrenme!

Kısaca önce semantik web den söz edelim: Semantik kelime olarak anlambilim anlamına geliyor. Semantik Web ise aralarında anlamsal ilişki kurulmamış veri yığınını anlamlı hale getirme projesini ifade ediyor. Web 2.0 adı verilen ve çeşitli araçlar içeren yapı Semantik Web ’in temelini oluşturmayı hedefliyordu.

E-öğrenme alanında ise Semantik Web ’i kurumsal sosyal ağ desteğiyle ilişkilendirilen içeriklerle yapabiliyoruz. Örneğin şöyle bir akış başlatıyoruz. E-öğrenme içeriği çalışana atanıyor, öncesinde çalışanla ilgili davranış hedefleri belirlenmiş oluyor. Sonrasında çalışanın aldığı eğitimle ilgili düşüncelerini anket yöntemiyle ölçüyoruz, sonrasında sınavla bilgisini ölçüyoruz. Ardından eğitimle ilgili bir vaka çalışması isteniyor. Bu çalışmayı koçuyla veya yöneticisiyle birlikte yapması sağlanıyor. Ve çalışmayla ilgili zamana dayalı düşünce ve bildirimler yine web platformu üzerinde kaydediliyor ve izleniyor. Örneğin hedeflerle ilgili bir çalışma sonrası hedefler belirlendiyse bunların dönemsel geri bildirimleri platform üzerinde kaydediliyor. Diğer kişilerle paylaşılıyor. Web 2.0 araçlarıyla eğitimle başlayan süreç davranışa, deneyime ve paylaşıma dönüşüyor, ortak akıl platformunda anlamlı bir hale getirilmiş oluyor.

Ama bu çözüm ve akış bile yeterli olamıyor. Çünkü günlük hayatta kullandığımız kavramlar ve kategoriler, öğrenme ve bilgi düzeyinde bakarsak kolay anlaşılıyor, ama gündelik hayatın içinden bakarsak kurumsal kültür açısından kavramların kurumla arasında olan ilişkiler biraz daha derin ve karmaşık.

MEM Nedir?
Bir mem (İngilizce meme yazılıp “miim” okunuyor) bir zihinden ötekine aktarımı yapılabilen kültürel fikirlerin ve fikri yapıların bir birimine verilen isimdir. Burada söz edilen aktarım, konuşma, yazı, resim, fıkra, film, müzik, koku, mimik gibi fikirsel ve duyusal araçlar aracılığıyla yapılabilir.

Bu terime ilk olarak Richard Dawkins ’in “Gen Bencildir” kitabında rastlıyoruz. Orada, Mem’ler genlerden yola çıkılarak tanımlanmış. Dawkins, kitabında, gen’ lerin kendilerini çoğaltmaları, doğal seleksiyona tabi olmaları gibi özelliklerinin Mem’lerde de olduğunu gözlemlemiş. Genlerden farklı olarak Mem’ler çoğalmak ve yayılmak için insan zihnini kullanıyor.

Mem’lere örnek verelim: “Sosyalizm”, ‘Türklük”, “Arabesk”, “Cem Yılmaz”, “Orhan Pamuk”, “Adeta bir Dostoyevski karakteri” v.b.

Buradaki örneklerde, mem’lerin bir kelimeden ibaret olmayabileceklerini, kişiden kişiye farklı anlamlar taşıyabileceklerini, iki kişi arasında anlaşmayı sağlayacak ortak noktalar içerebileceklerini ve aralarında yine mem olan başka bağlantılar kurulabileceğini söyleyebiliriz. Birbirine benzer veya zıt Mem ’ler olabileceği gibi, bir mem iki farklı mem’in toplamından da oluşabilir.

Türkçemiz, atasözleri ve deyimler açısından zengin bir dil. Tüm atasözlerimizin birer mem etiketi olduğunu görebiliyoruz. Her biri birkaç kelimeye indirgenmiş, arkasında hikâyesi olan ve derin anlamlar içerebilen etiketler. “Acı patlıcanı kırağı çalmaz” diye dört kelimeden ibaret bir mem, iki insan arasında ifade etmesi hayli zor olabilecek, karmaşık bir durumu ya da olayı kolayca aktarır. Yine şiirlerde bolca rastladığımız metaforlar birer mem ’dir. Sandalye, masa gibi nesneler mem olarak sayılmaz. Bazen bir nesneye memlik görevi yüklenebilir: “Kapı gibi adam” örneğindeki gibi.

Kurumsal Öğrenme ve MEM ’ler!
Mem’ler kültürel fikir paketçikleridir. Şimdi biraz da kurumsal Mem ’lere ayrıntılı olarak bakalım.

Matrix filminde işlenen dünya görüşü ve “Matrix memi” sanayileşmiş bir batı ülkesinde yakaladığı etkiyi ülkemizde göstermeyebilir. Örneğin muhtemelen Manisalı bir manifaturacı üzerinde bu film pek fazla etki göstermez. Aynı şekilde nazar mem’i, bizim kültürümüzde çok kuvvetli bir etkiye sahipken, Avrupa’da kendisine hiçbir taşıyıcı zihin bulamaz. Mem’lerin bu kültürel yapıları, bugüne kadar incelenmelerine ve işe yarar kılınmalarına hep engel olmuştu. Oysa bugün durum değişti.

Peki Memetik öğrenme nedir? Kurumsal bir kavrama veya vizyona dikkat edildiğinde, anlatmak istediği şey aslında her çeşit bilginin, bütüne anlamlı bir şekilde bağlı olmasıdır. Oraya eklenen yeni bir bilgi kırıntısı başıboş bir şekilde yüzen bir veri parçası olmamalı, bir ilişkiler evreni içerisinde kolayca erişilebilir ve anlamlandırılabilir olmalıdır.
Bu durumun gerçekleşmesi için, kurumsal memetik bir iskelet oluşturmak gerekir. Bunun için belli başlı kurumsal kültür özelliklerinden başlayarak, birbirlerine anlamlı köprülerle bağlı dev bir ilişki yumağı oluşturmak gerekir. Bu şekilde çalışarak anlamlı memetik bağlantı içeren bir evren, bir memetik mini kurumsal bilgi yığını oluşturulur.

Örneğin, Matrix filminin içerdiği tüm öğeler memetik olarak filmin örgüsüne bağlanır. Japon manga kültüründe bulunan benzer filmler, çizgi romanlar v.b. Sonra Neuromancer, Snow Grash gibi edebi eserler, Mirror Worlds gibi romanlar ve benzerleri de filmdeki mem’lerin kaynağı olarak bağlantılanır. İçerik dantel gibi işlenerek Matrix filminin etrafında bir memetik yumak oluşturulur. Bu işlem ortak kültür havuzundaki binlerce kavram, yazı, film, resim, oyun vb. için yapılır.

Temel kültürel-memetik bir iskeleti ortaya çıkarmak oldukça zor bir iş. Ancak bunu yapan ilk kuruluşun belli bir zaman sonra elinde olacak mem uzayı çok değerli bir hale gelir. Bu ilk memetik yumak, bir noktadan sonra Wikipedia mantığında kullanıcılara açılır ve onlardan buraya aynı şekilde eklemeler yapmaları ve konulmuş içerikleri puanlamaları istenir. Kaos içeren başlangıç sonrası katılımcılarla memetik öğrenme ve büyüme bundan sonra giderek kolaylaşır ve hızlanır.

Sonuç
Semantik öğrenme ölüyor, bu gerçeği kavramın yaratıcısı itiraf etmiş. Artık memetik öğrenme fikri yaşamaya başladı. Bu fikir akıllara yatarsa yaşamaya, beyinlerde yer ederek çoğalmaya başlayacak, büyüyüp adam olacak.

Semantik nedir? (Vikipedia - Özgür Ansiklopedi’den alınmıştır!)
Anlambilim, anlamları inceleyen bilimdir. Anlambilim felsefi ya da mantıksal ve dilbilimsel olmak üzere iki farklı açıdan ele alınabilir. Felsefi ya da mantıksal yaklaşım, göstergeler veya sözcükler ile bunların göstergeleri arasındaki bağlantıya ağırlık verir ve adlandırma, düz anlam, yan anlam, doğruluk gibi özellikleri inceler. Dilbilimsel yaklaşım ise, zaman içinde anlam değişiklikleri ile dilin yapısı, düşünce ve anlam arasındaki karşılıklı bağlantı gibi konular üstünde durur.

Anlam, dilbilim bağlamında söylemlerin ve yazılı metinlerin zihindeki çağrışımları olarak tanımlanabilir. Ancak bu tanım çoğunlukla eksiktir. Çünkü birçok kaynakta değişik tanımlamalar mevcuttur. Anlam bir bakıma niyet, değer, bilgi vb. pek çok kavramı karşılayan bir terim olarak karşımıza çıkmaktadır. Aşağıdaki cümle örnekleri bu durumu açıklamaktadır:

a) Bu sözcüğün anlamı nedir?
b) Bu davranışının anlamı nedir?
c) Hayatın anlamı nedir?
d) Metnin anlamı nedir?
e) Bunu söylemenin ne anlamı var?
t)  Bu söylediklerin anlamsız değil mi?
g) Dünya’nın Güneş etrafında dönmesinin anlamı nedir?

Bu soru cümlelerinden (a) cümlesinde “sözlük anlam”, (b) cümlesinde “niyet”, (c) cümlesinde “felsefi-psikolojik bir anlam”, (d) cümlesinde “metinsel anlam”, (e) cümlesinde “söylenen sözün gerekli olup olmadığı”, (t) cümlesinde “belirgin olmayan bir ileti”den ve (g) cümlesinde “gözleme dayalı bir bilgi”den söz edilmektedir.”
Gelin sizi memetik kurumsal öğrenmenin pratiğiyle bir an önce tanıştıralım.


Haberlere Geri Dön